Uçsuz Doğu’dan… (Janset Karavin)


I

Önümdeki bu pencere aklımda kalmış bakışlara bakar;
küçük düşünen rüzgârlar uğramaz buralara, çünkü
saçları çöl tuzundan ve geceleri terlemeyen kadınlar
dağlara dökülen nehirleri ararlar avuçlarında memeleri.

Bir düşte, düş gördüğünü gören birinin düşünü gördüm ben.

Çifte dövülmüş çelikten kılıçların sesleri kın kın, titreyen topraktan mıyız biz de altında ayaklarımızın?

Toz ve tuz parçalanarak akan şu dipsiz anlar ırmağının, hangi kıyısındayız, hangi kıyı kulağımıza yakın?

 

II
Ve
kendini uçarken bir kuş, bu sahte düşü, piç peygamberlerin muzaffer ordularına
mağlubiyet yüzü görmemiş tanrılar uydurmak için yaladım; on, yüz, bin memeli.
Suyu ve yıldızları
ve rüzgârları
ve soğuğu
ve ışığı ve
kadınları
dışında arayanlar hâlâ susuyorlardı: Atlarımızın kanatları nerede?

Dedim ki onlara: İşte gemi burada. Asılın küreklere!
Uçsuz Doğu düşmüş uzanıyor geceler boyu karinamızda.

Janset Karavin
Didim, 20 Haziran


Uçsuz Doğu’dan… (Bitmemiş, belki de hiç bitmeyecek şiirin bir parçacığı sadece)