Fragmanlar’dan İki Seçme: IV ve XVII (Batuhan Çağlayan)

(…)

IV

Saldırgan otların
parmaklarımızı ısırdığını
__________kare-kare, üçgen-üçgen
sonralaşan bir atlı olarak görürüz;
oyun alanı, duyulanları
eski bir düzelti ile toplayan
kutsal dualardır içinde eriyen buz
ile:___kesilmekte olan___-___biçimsiz.
Tekrar hecele onları
denemelerin milyarlarcasını
defalarca, hangisinin hangisi olduğunu bilmediğin
şekilde:___saldırgan otların___-___ elinde bulunan
gravürle sahte şiirler elde et;
_______kare-kare, üçgen-üçgen.

(…)

XVII

1/
Kaçınan yolsuz trenler
çıkardığı dumanlarda biriken
şapkalarımız, onlar bizim gizimizin
çağdaşları, gizlenmiş akılları:
_________________________söylemlerin
____________sarkıtılmış
____________________________________(salyaları)
________buharlaşan biçimleri
______________________tükürdüğümüz.
Yinelemeler arasından ilerlemekte
T a k ı r___t a k ı r
vagonlar ve içinde depolanan
krizalitleri gölgelerimizin:
________oranlamaları
__________________________(beyaz bir alandan çıkma)
____________________mevhum kaçıkları.
Biliyoruz bilmediğimizi hiçbir şeyi
solmayan yaprakları – kemirenleri;
yüzlerce üremiş solucanları (içimizde)
kabuklaşan örtüyü, çözülemeyen kördüğümü.

2/
Anımsayışlar ardından
eski oğlandır karşılaşılan –
dilinden anlaşılmayan ne dediği,
ne söylediği ve yaptığı (ancak)
kavranılan ayak parmaklarıyla
zihninin kavramları, sorgulanan
içe dönük işgal altındaki uzak ülke.
Sanılan değil danışılan
gizemli çalıların solucanları
(ki bilirdi onlar sorduklarınızı) –
geriye dönen bir taş atılan
en son suda seken (ve)
yükselen, topraktan düşen
görsellerin illüzyonu her an
yaşanılan.

3/
İkinci kez zorlandı büyük kapı;
usulca rüzgârda savrulandır
sebat ruhlarda. Gardiyanlar,
eğilmekte onları görerek, yeni bir
gölün saati yine gelen – yeter
artık diye haykıran iç devinim şarkılarından
duyulmamakta antik yollar üzerinde –
Yalanlar cilalanır, ak geceler dilenir
deneyimlerin gemileri karadan yükselir
ve tanıdık sesleri tekrardan işitir onlar,
son akıllarında kalacak merak iniltisini:
“Düşünüyorum, sizin düşünmediğinizi.”

Batuhan ÇAĞLAYAN